Menu

fotoğraflara bakarken bir tanesinin arkasını çevirdi. “niçin küçülüyor eşya uzakta?” notu vardı. üstad necip fazıl’ı çok seven ama uzaklara giden arkadaşı ona o fotoğrafını verirken arkasına yazmış olmalıydı. ilk kez görüyordu. mesafeler sahiden de her şeyi ufaltıyordu. dışarda bir anne iki yaşındaki oğlu ile bekliyordu. bi asker yanlarına geldi. bir şeyler söyledi. anne askeri ikna edemedi. yavrusunu kucağına alıp çocuğun baktığı yönün tersine doğru gitmeye başladı. uzaklaştıkça çocuğun yüzündeki ümit dolu ifade yok oldu. gözleri aynı yöne bakarken düştü. dudakları titremeye başladı. hiç bir şey diyemeden işaret parmağıyla gitmek istediği yeri gösterip annesini ikna etmeye çalıştı. hiç bir şey değişmedi. annesi uzaklaştıkça çocuk daha önce babasını son kez görebildiği yerden uzaklaşıyordu. cezaevinin kapısı kapandı. bir zalim iki yaşındaki çocuk daha cümle kuramazken, ona mesafenin ne demek olduğunu öğretmişti.

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bitnami