Menu

insan düşündükçe delirdiğini, hayal kurdukça yaşadığını hissediyordu. çünkü kendilerinden bile bir şeyler saklamak zorunda kalanlardan farklı olarak siz de, o da hayallerinizde hep istediğiniz şekilde yaşardınız. susarak ve çokça bir şeyler anlatarak. öyle ki bazı hayaller sonunda bazılarınız, çocuk ve mutlu olarak aramıza katılıyordu. tebessüm ederek. elinizde olsa hem de hep tebessüm ederek. hayallerde en çok bir yerden bir yere giderken kurulan şeylerdi. bazen bir trenin cam kenarında, bazense bir bisikletin üzerinde. yani hayal kurmak bir nevi yolculuktu.

 onun yolculuğunu daha da güzelleştiren ise nereye gideceğini bilmediği zamanlar yaptıklarıydı. bazen İstanbul’un sokaklarında rotasız dolanırken balkonunda sandalye olmayan evlerin içerisindekilerin haline üzülürdü, bazense abdest almak için bir caminin avlusundan adımını attığında yaprakların altında huşu içinde oturan ihtiyar için sevinirdi. en son sevindiklerinde o ise o güzel kadın hep yanındaydı. arabanın tekerini patlamıştı, kitaplık yamuk duruyordu, evdeki kahve bitmek üzereydi ama o kadın onun yanındaydı.

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bitnami